Ortaçağda İstanbul Altıncı ve On Üçüncü Yüzyıllar Arasında Konstantinopolis'in Kentsel Gelişimi

Ortaçağda İstanbul Altıncı ve On Üçüncü Yüzyıllar Arasında Konstantinopolis'in Kentsel Gelişimi

Ortaçağda İstanbul Altıncı ve On Üçüncü Yüzyıllar Arasında Konstantinopolis'in Kentsel Gelişimi

KDV Dahil Fiyatı: 20,00 TL
16,00 TL
% 20 İNDİRİMLİ
AYNI GÜN İÇERİSİNDE KARGOYA VERİLİR70 TL VE ÜZERİ SİPARİŞLERDE KARGO BEDAVATESLİMAT: KARGO İLE
Ürün AçıklamasıTaksit Seçenekleri
Ürün Kodu: HM118464

Paul Magdalino

Greko-Roma dünyasının son büyük kentsel yerleşimi Konstantinopolis, nasıl ortaçağ Hıristiyan Avrupa’nın en büyük kentine dönüştü? Yedinci yüzyılda halifelerin fetih rüyalarını süsleyen kentle 1453’te Fatih Sultan Mehmet’in fethettiği kent arasında ne gibi farklar vardı? Konstantinopolis’in, eski dünyanın çöküşü sürecinde hayatta kalmasının nedeni, sağlam altyapısının ve kentsel hayatın temel yapılarının aslen değişmemesiydi. Altıncı yüzyıl ortalarında hayata geçen temel sosyal hizmet kurumları, liman, pazar, imparatorluk sarayı, kilise gibi kurumlar “Karanlık Çağlar” denen yedinci ve sekizinci yüzyıllar boyunca hizmet etmeyi ve ardından gelen uzun canlanma döneminde model olmayı sürdürdü. Kentin erken dönem Hıristiyan çehresi, ancak onuncu yüzyıldan itibaren yeni manastırların, aristokrat evlerinin inşasıyla ve Haliç’teki ticari hayatın dönüşmesiyle değişmeye başladı. Ama bu yeni imarlaşma o sıralarda hâlâ var olan çekirdeğin etrafında örgütlenmekteydi. Kentsel hayatın sürekliliği, 1203-4 Dördüncü Haçlı Seferiyle ve ardından gelen yağma ve yangınlarla kesintiye uğradı. Konstantinopolis, Bizans İmparatorluğunun son iki yüzyılında, merkezi olmayan, dağınık bir periferiye yayılan bir kent haline geldi.

BİNLERCE KİTAP
YÜZLERCE YAYINEVİ
UZMANLARA ÖZEL
SEKTÖREL YAYINLAR
AVANTAJLI FİYATLAR
ALIRKEN KAZANIN
GÜVENLİ
ALIŞVERİŞ İMKANI
SİZE ÖZEL
TEDARİK İMKANI